TÜRKİYE’DE GREV HAKKININ KAZANILMASI

Türkiye'de Grev Hakkının Kazanılması
Grev, işçinin emekçinin sermayedarlara karşı elindeki yegane kozdur. Grev, hakkının gaspetilemeyeceğini göstermek için işçinin işyerindeki üretimi durdurmasıdır. Ve grev; işverenin, işçinin gücü sebebiyle korkulu rüyasıdır.
Türkiye’de sendikal yasanın 1947 ‘de ve ilk toplu sözleşme ve grev hakkında yasanında 1963 ‘te geçirilmiş olması ülkede emekçi haklarının hükümetler tarafından ne ölçüde savunulduğunu göz önüne sermektedir.
Emekçi haklarının siyasal arenada savunulması ve gerekli yasaların mecliste kazanılmasında o zamanlar CHP milletvekili ve sonradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Bülent Ecevit’in payı büyüktür. Genel olarak sermayeye karşı emekçi haklarını savunan bir çizgide durdu. 27 Mayıs ihtilali sonrası yeniden yazılan 1961 Anayasası’na çalışma ve sendikal haklar ile ilgili bir sürü yenilik getirdi. Fakat bunlarla ilgili iç yasalar çıkartılamadı ve askıda kaldı.
Aralık 1962′de 173 adet Kavel Kablo işçisi yıllık ikramiyelerini alamamaları ve sendikal örgütlenme önündeki engeller sebebi ile anayasal haklarını kullanarak greve gitti. Grevle geçen altı aydan sonra Çalışma Bakanı Bülent Ecevit’in yoğun çalışmaları üzerine 274 sayılı Sendikalar Yasası ile grev hakkı tanıyan ilk yasa 275 sayılı Toplu Sözleşme Grev Yasası çıkarıldı. Grevdeki işçilerle birlikte üç gece sabahlayan Bülent Ecevit, yasadan önce tutuklanan 26 sendika görevlisinin de salıverilmesini sağladı.
Türkiye İşçi Sınıfı için grev hakkı kullanımı ve hükümete ve sermayeye karşı etkileri 15-16 Haziran Eylemleri ile en tepeye tırmanmıştır. Zamanın yükselen emekçi hareketin öncüsü olan DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu)’in faaliyetlerini ve varlığını yokeden yasanın AP tarafından meclis gündemine gelmesi üzerine 100.000 ‘in üzerinde işçi başta İstanbul ve İzmir olmak üzere sokaklara döküldü ve anti-kapitalist duruşun mücadelesini verdiler.
Etiketler: bülent ecevit, devrimci mücadele, emek, emekçi, grev, grev hakkının kazanılması
Belki bunlar da ilginizi çeker
fatih @ Temmuz 30, 2008