ŞEYH BEDRETTİN
Babasının kadılığını yaptığı günümüzün Yunanistan’ına bağlı Simavna
kasabasında, 1360 larda doğdu. Selçuklu soyundan gelen
Bedrettin Mahmut’un babası İsrail, annesi Rum asıllı Melek Hatun’dur.
Osmanlı’nın Edirne’yi almasından sonra burda yaşamaya devam etmiştir.
Eğitimine verdiği önem büyüktür. Eğitim almak için çok yol gezmiş, çok
hoca tanımıştır.
Bedrettin gezdiği yerlerde kendini tanıtabilmiş, bir çok mürit edinmiş-
tir. Torununun yazdığı Menakıbname’ye göre eğitiminden sonra Kahire’den
başlayıp Aydın, Tire, İzmir, Kütahya, Domaniç, Bursa, Gelibolu, Trakya
ve ordan Edirne’ye geçmiştir. Bu yolculuklarında Aydın’da Börklüce
Mustafa ile, Bursa’da Torlak Kemal ile tanışmıştır.
14. yüzyıldaki fetret döneminde yaşamış, bu dönemde Musa Çelebi’yi
desteklemiş fakat ülke bunalım içinde iken taraf kimseye olmayarak
karakterini kanıtlamıştır. Düşlediği eşit dünya fikri devlet yönetimde
yer almasında etkilidir. Musa Çelebi’nin kazaskerliğini yapmıştır.
Musa Çelebi kardeşine yenik düşünce sürgüne uğramıştır. Bu sürgün
sırasında Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in başında olduğu isyan
çıkınca sürgünden kaçarak İsfendiyer Beyine sığınır. Daha sonra çeşitli
yollardan Edirne’ye ulaşmaya karar verir fakat Edirne’ye ulaşamadan
Sultan Mehmet tarafından yakalattırılır ve idamına karar verilir.
Ölüm tarihi 1420′lerde olup yaşam süresi yaklaşık 60 senedir.
Eğitimi
Fıkıh(İslam Hukuku), astronomi ve matematik, mantık ilgilendiği
ve aldığı derslerdir. Kahire’de Memluk sultanının özel hocası olmuştur.
Bu süreçte Hüseyin Ahlati ile tanışır ve görüşlerinden çok etkilenir.
Görüşleri
Nazım Hikmet’in Şeyh Bedrettin Destanı adlı eseriyle Bedrettin Mahmut
günümüzde çok tanınmış, eserin Cem Karaca tarafından seslendirilmesi
ise isyanın bilinmesini sağlamıştır. Bedrettin kendisine sosyalist
bir düzen kurmayı hedeflemiş bir devrimci niteliğindedir. Müritleri
Börklüce Mustafa’nın ortak mal ve mülkiyeti anlayışı da Bedrettin’in
görüşlerini anlamamıza ışık tutar.
Din konusunda ise görüşleri döneminin ve çağının ilerisindedir, O’na
göre dinler eşittir. Bu düşüncesine bir çok halk içine girmesi ve
annesinin de bir Hristiyan kökenli Müslüman olmasının etki ettiği
savunulabilinir…
İnsanların eşitliği konusundaki düşünceleri döneminin çok önünde
giden bir aydını olduğunu göstermektedir.
Belki bunlar da ilginizi çeker
Canberk @ Temmuz 16, 2008