Henüz yorum yapılmamış.

Eyüp Sultan

Tarihsel Kişiler

Türbesi

Neden Önemlidir?
, yoktan var edilen bir Osmanlı Türk kasabası olan Bursa gibi, Anadolu’da Türk şehirciliğinin orijinal ve tipik bir örneğidir. Ve büyük İstanbul şehrinin birtakım fonksiyonlarını üzerine almış ve tamamlamış olmak itibariyle İstanbul şehri tarihinin çok önemli bir parçasıdır.
Bu fonksiyonlar şunlardır:
1- Baş Ziyaretgah
Binlerce “hacet” sahibinin iman ve umutla yaklaştığı ziyaret ve niyaz yeri. Bazıları Eyüp’ün Mekke, Medine, Kudüs’ten sonra üçüncü kutsal İslam ziyaretgâhı olduğu düşüncesindedir.
2- Toplantı Yeri
Avrupa’da azizlerin kasabaları, binlerce hacı ziyaretçinin uzak yerler den kafileler halinde geldiği toplantı yerleri olduğu gibi, da Osmanlı toplumunda bu fonksiyonu üstlenmiştir. , tarikatların kurduğu tekkeleriyle de şöhret kazanmıştır.
3- Mesire ve Eğlence Yeri
Binlerce ziyaretçinin konaklaması, yiyip içmesi ve eğlenmesi gereği, ‘da geniş çarşıların, köşk ve kahvehanelerin bulunduğu mesireler ve aşhanelere vücut vermiştir. Kasaba, dini eşya satıcılarının yanında yoğurtçuları, kaymakçıları, kebapçıları, oyuncakçıları ile meşhurdu. Gençler, Haliç’te ve mesirelerde yapılmış havuzlarda yüzerler, gece işret âlemleri yaparlardı. Kaymakçı dükkânları buluşma yeri haline geldiğinden, ulemanın şikâyetleri üzerine zaman zaman sultanlar yasak fermanları çıkarmak zorunda kalırdı. Özetle, her şeyiyle Eyüp, İstanbul hayatının ruhani olduğu kadar, renkli, hayat dolu bir makamı olmuştur.
4- Siyasi Fonksiyonu
Yeni tahta çıkan her Osmanlı sultanına Eyüp Türbesi’nde Halife Osman’a ait kılıç devrin en büyük tarikat şeyhi tararından kuşatılırdı. Taklid-i Seyf denilen bu merasim, tahta oturmak için biat merasimi kadar önemliydi. Yeni Sultan denizyoluyla Eyüp’e gelir, merasimle kılıç kuşandıktan sonra Edirne Kapı ‘dan Divanyolu ile halkın alkışlan arasında saraya dönerdi.
Saltanatın en mukaddes eşyasından sayılan Peygamber’in Sancağı da 1703 Patrona Halil İsyanı’na kadar Türbesi’nde saklanmış, sonra Topkapı Sarayında Harem Dairesi’ne alınmıştır.Osmanlı sultanları ’da “Taklid-i Seyf” ve “Sancak-ı Şerif” yoluyla kendilerini Peygamber’in gaza geleneğine bağlıyor, saltanat ve hilafete hak kazandıklarını (legitimation) vurguluyorlardı. Özetle, , Osmanlı siyasi düzeninde, son derece önemli bir makam oluşturmaktaydı.
5- Bir Sanat Müzesi
Eyüp, Osmanlı Türk mimarisi, çinicilik ve yazı sanatları bakımından eşsiz bir müze durumundadır. Sultanlar ve büyükler, en değerli eserleri Türbe’ye armağan ederlerdi. Kutsal niteliği dolayısıyla hu eserler bugüne kadar oldukça iyi bir şekilde korunmuş olmakla beraber, bir müze için gerekli özel bakım ve korunmaya muhtaçtır. Özellikle Eyüp sırtında bayırdaki tarihi mezarlık, bugün yürekler acısı bir tahrip ve yağmanın pençesine düşmüş bulunmakta, kimse buna sahip çıkmamaktadır. Tarihi mezarlar üzerinde beton duvarlarla “aile” mezarlıkları çevrilmekte, içindeki tarihi mezar taşları kırılıp bir köşeye atılmaktadır. En barbarcası, eşsiz hüsnühatlarla bezenmiş asırlık mezar taşlan çalınıp taşçılara satılmakta ve köşk bahçelerinde yol döşeme taşı haline getirilip kullanılmaktadır. Hiçbir millet, tarihine ve tarihi eserlerine karşı bu kadar kayıtsız olamaz.
, aynı zamanda en önemli tekkelerin toplandığı bir merkezdir. Tekkelerin, Türk tasavvuf, edebiyat ve sanat tarihindeki seçkin yeri tartışma kabul etmez; bu bakımdan , Kırşehir Hacı Bektaş manzumesi gibi ihyası gerekli tarihi bir fikir ve sanat merkezimizdir. Vaktiyle bir sanat ve fikir akademisi fonksiyonu gören meşhur tekkeler restore edilmeyi beklemektedir.

6- Türbeler Şehri

Eyüp Türbesinin kendisi, 16 yüzyıla çıkan eşsiz çinileri, kitabeleri, munakkaş örtüsü ile dikkatle ele alınması gereken belli başlı bir abidedir. Osmanlı büyüklerine ait bir dizi türbe, Eyüp türbesi edatında yer almıştır. Buradaki her biri muhteşem bir abide olan türbelerin ve mezarlann en ünlüleri, Sultan Reşad, Sokollu Mehmed Paşa, Şeyhülislam Ebussuud Efendi, Kıbrıs fatihi Lala Mustafa Paşa, Vezir Pertev Paşa, Hoca Sa’ded-din, Kasım Paşa, Cafer Paşa, Siyavuş Paşa, Tabanıyassı Mehmed Paşa, Şeyhülislam Kara Çelebizade, Kapudan Mustafa Paşa ve Timur’un torunlarından Bediüzzaman’a aittir. Mimarisi, dekorasyon ve hüsnühat kitabeleriyle bu türbeler eşsiz sanat eserleri olup bakım ve restorasyon ister.

Etiketler: , ,

Belki bunlar da ilginizi çeker

Gökhan @ Eylül 29, 2008

Durma sende yorumunu yaz.

XHTML: Kullanabileceğiniz kodlar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>