185 Yorum

  1. ATA ve TÜRK DİLİ… | Genelleme Ekim 11, 2008 @ 2:53 pm

    [...] Atatürkün Türk Diline Verdiği Önem Etiketler: Ata, Atatürk, bolu, dünya, sanat, şaşkın, sevgi, Tarih, temel, Türkçe, türkiye, türkiye cumhuriyeti [...]

  2. büşra Ekim 19, 2008 @ 3:20 am

    süper olmuş

  3. 'atakan' Ekim 31, 2008 @ 12:33 pm

    ellerinize sağlık güzel olmuss=)

  4. wolky Kasım 12, 2008 @ 11:04 am

    fena değil. ama yinede fazla açıklayıcı değil

  5. fazilet çatal Kasım 13, 2008 @ 1:16 pm

    Teşekkür ederiz, verdiğiniz bilgiler için .Kısa ve öz ne güzel.Yayın hayatınızda başarılar…

  6. ilayda Kasım 15, 2008 @ 9:11 am

    ay çok mersi tsk ederim yardımcı oldunuz ben liseye giiyorum ama yınede çok arastırıyorum burhan san asığım sukru sanada ama sızlen evlenemedım ğitti

  7. buse Kasım 16, 2008 @ 12:33 am

    cok harika

  8. ela Kasım 17, 2008 @ 6:17 am

    çok güzel ama anıda yazarsanız çooooooooooook daha güzel olur

  9. NUR Kasım 17, 2008 @ 6:23 am

    iyi olmuş ama daha fazla bilgi olsa daha iyi olur ayrıca büşraya katılmıyorum

  10. derya Kasım 17, 2008 @ 7:18 am

    selam ben derya hayat nasıl arkadaşlar benim hayatım kötü ama inşaallah sizin iii olur b.b

  11. ceren Kasım 18, 2008 @ 7:42 am

    kısa ve öz olsa daha güzel olurdu

  12. manyakkk Kasım 19, 2008 @ 4:56 am

    manyak herşey yazıoooo kardeşimmm manyak bir yermiş

  13. gaye Kasım 20, 2008 @ 5:14 am

    bu çok işime yaradıı saoll un yhaa öff türkçe hocası yok sa notu mu kırıcaktı çok işime yaraada saolll

  14. BÜŞRA Kasım 23, 2008 @ 4:11 am

    çok saolun arkilere katılıyorum çok teşekkür ederim

  15. deniz Kasım 23, 2008 @ 4:31 am

    yazıyı yazana çok tsk ederim çok güzel bir yazi

  16. merve ve fatmanur Kasım 23, 2008 @ 7:00 am

    çok teşekkür ederim akadaişşlar bana yardımcı olduğunuz için sizlleri sevmiyom

  17. melek Kasım 24, 2008 @ 9:58 am

    bu çok güzl olmuş herşey için teşekkür ederimm devamını dilerim

  18. melek Kasım 24, 2008 @ 10:01 am

    ben elayaa katılmıyorum güzel olmuş ama burada türk diine verdiği önemi annlatır anılarını istiyorsan googleye yaz atatürkün anıları die çıkar

  19. koray Kasım 24, 2008 @ 10:06 am

    ççççoooooooooookkkkkkkkkkkkkk ammmmmmmmmmmmmaaaaaaaaaaaaaa çççççççoooooooooooookkkkkkkkk ggggggüüüüüüüüüüüzeeeeeeeeeeeeelllll olmuş busiteyi yapana teşekkürler ben turhal da atatürk ilk ögretim okuluna gidiyorum sınıf ım 7/A koray

  20. nesliş Kasım 25, 2008 @ 8:01 am

    ççççççççççççççççççççççççççççççççççççççooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkkkkkk ggggggggggggggggggggggggggguuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuzzzzzzzzzzzzeeeelllllllllll olmus thank you!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  21. nesliş Kasım 25, 2008 @ 8:02 am

    ççççççççççççççççççççççççççççççççççççççooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkkkkkk ggggggggggggggggggggggggggguuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuzzzzzzzzzzzzeeeelllllllllll olmus thank you!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!sınıfım 1 1-c

  22. cemre Kasım 25, 2008 @ 10:51 am

    Ya manyak bir şey olmuş.Nasıl bende anlayamadım.biraz daha açıklayıcı olsun.by

  23. esra Kasım 26, 2008 @ 7:31 am

    ben okumadım ama anı için açtım ama anı yok:( bencede anı yazsanız çok daha güzel olur. elaya katılıyorum. ayrıca başkalarının yorumunu eleştirmeyin!(ela lafım sana).ama EMEĞE SAYGI!!!

  24. menduh Kasım 26, 2008 @ 9:20 am

    bence daha kısa olsa iyı olurdu ama yıne ıyı çorum

  25. ߀yz@ Kasım 26, 2008 @ 11:44 am

    yani sağolun allah razı olsun ödev için çok yardımcı oldu!!çoooooookkkkk teeşşşeekkkkkküüüürrrllleeeerrr sağolun :)(:

  26. oguzhan Kasım 26, 2008 @ 11:53 am

    çok saol kardeşim bu yazıyı kim yazdıysa süper yazmış bunun sayesinde türkçe dersinde konuşmadan 5 aldım çok teşekkürler

  27. egg Kasım 27, 2008 @ 5:30 am

    bence güzel kısa ve oz bazı sıtelerde yaklasık5 sayfa ama işe yarayacak birsey yık

  28. orkun Kasım 28, 2008 @ 9:28 am

    bilgiler güzel işime yarayacak gibi ama biraz kısa olmuş

  29. ArDaMmm Kasım 28, 2008 @ 12:09 pm

    bravo ya süper olmuş çoooook tşk ederim..!

  30. kader Kasım 29, 2008 @ 5:52 am

    süper olmuşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş

  31. .................. Kasım 29, 2008 @ 6:47 am

    fena degil

  32. cenk Kasım 29, 2008 @ 10:14 am

    süpppppppppppppppppppppppppppppppeeeeeeeeeeeeeeerrrrrrrr

  33. h.i.l.a.l Kasım 30, 2008 @ 9:36 am

    tek kelimeyle süper.ama anı da olsa bence daha ii olur.tşk.türkiyeye slmlar olsun.

  34. hazal Aralık 1, 2008 @ 4:31 am

    bence güsel mi güsel olmuş konusu da çok uyumlu bende bu konuyu arıyordum ve bu sitede buldum kim yaptıysa bu siteyi ona çokkkk mu çokkkk teşekkür ederim süpersiniz hepiniz

  35. tuğba Aralık 2, 2008 @ 1:49 am

    süper olmuşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş

  36. aydın Aralık 2, 2008 @ 7:26 am

    bencede gayet çok güzel yararlana bilmem gayet normal teşekkür ederim

  37. ALİ Aralık 2, 2008 @ 10:31 am

    çok tşk kim yaptıysa walla

  38. süleyman Aralık 2, 2008 @ 12:30 pm

    abi süper olmuş tdknuda katmışsın daha bir süper olmuş çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkk sağol ya canımsın kanımsın topragımsın sana bin şükürler olsun

  39. EREN Aralık 3, 2008 @ 7:23 am

    çok süper fakat anı eklerseniz tam süper olacak

  40. aydın Aralık 4, 2008 @ 3:39 am

    slm büşra msn ni vermek istersen yazabilirsin?

  41. ARZU Aralık 4, 2008 @ 5:58 am

    hepinize tşkkr ederim

  42. kezban Aralık 6, 2008 @ 2:04 pm

    bence degüzel olmuş ama atatürkün türk dili ile ilgili söylediği bir sürü söz var demişsiniz bunlardan biraz açıklasaydınız daha güzel olurdu. ama olsun yinede güzel

  43. onur Aralık 10, 2008 @ 1:59 am

    harikaaa bi siteeee bn cengizhan ilköğretiim okuluna gidiorum 7/a CENGİZHAN İLKÖĞRETİM OKULU ŞAMPİYONNNN

  44. batuhan Aralık 12, 2008 @ 11:52 am

    çok güzel olmuş elinize saglık.herşey için çok teşekkürler.siz olmasaydınız biz ne yapardık.işallah dahada geliştirirsiniz.bbbbbbbbyyyyyyyyyyyyyyy

  45. eda Aralık 13, 2008 @ 10:56 am

    Bne anılaırnı istiyorum. Birazda anı koyun.

  46. ÖZGE Aralık 14, 2008 @ 9:49 am

    aslında güzel içerikler var ama TDK için bu kadar kısa olmaması gerekirdi. önemli deil ben öğrenci olduğum için ödevimi yapmaya yetiyo çok teşekkürler ellerinize sağlık

  47. LeYLa Aralık 15, 2008 @ 8:29 am

    msn verin çok güzel

  48. AHMET Aralık 15, 2008 @ 8:30 am

    Çok güzel

  49. SAMANCI Aralık 15, 2008 @ 8:34 am
  50. gökçeee Aralık 16, 2008 @ 7:05 am

    yha süper olmuş ama benim performans ödevim war ama bu çok kısaaa…

  51. busch Aralık 16, 2008 @ 10:50 am

    çokk saolun biraz daha açıklayıcı olsa ii olurdu olsun!!!

  52. xyxy Aralık 18, 2008 @ 7:29 am

    çok teşekürler sayenizde türkçeden 5 alıcam

  53. A. Hüseyin Aralık 18, 2008 @ 8:54 am

    çok güzel bir yazı teşekkür ederim

  54. merwe Aralık 18, 2008 @ 9:53 am

    çhk tşk ederim yha sağolun yazdığınız için lazımdı çünkü.D!!!!!

  55. asdadsasd Aralık 18, 2008 @ 10:32 am

    hiç işime yaramadı biz anılarını araştırıyoruz siz bilgi vermissiniz :(

  56. gülsevimmm(ibocuu) Aralık 21, 2008 @ 4:00 am

    7ı7ı7ı7ı7ı776

  57. büşra Aralık 21, 2008 @ 6:50 am

    yhs bana milli kültüre ve türk diline verdiği önem ile ilgili anıları lasım ama hiç bi yerde bulamadım ühüüüüüü bildiği bi site fln bişiy olan yazsın lütfen

  58. RaSuKa(raky_78_@hotmail.com) Aralık 23, 2008 @ 2:07 pm

    çok teşekkür ederim emeğe sağlık.çok lazımdı yarına:D

  59. SERTAC Aralık 26, 2008 @ 1:01 am

    süper saol çok işime yaradı zaten bügğn performans ödevi götürülecek seni seviyorum özlem

  60. andreasss123 Aralık 26, 2008 @ 1:30 am

    ben anı istiorum :(

  61. ugur Aralık 27, 2008 @ 10:13 am

    cok salakca olmus bnce ne kadarda uzun cır cır cır bu ne be mahalle karıları gıbı halla halla zaten uzun dıye uyuz oluyom performans odevı bu kadar uzunmu olur

  62. mahmut Aralık 28, 2008 @ 6:30 am

    iyi olmuş
    hehe

  63. nurver Aralık 28, 2008 @ 7:29 am

    bu site gerçekten bnm istediğim bilgilre sahip.çok beğendim alkışlıyorum

  64. dilara kılıç Aralık 29, 2008 @ 7:28 am

    bence güzel olmuss tesekkürler yardımcıoldugunuz için

  65. ............ Ocak 5, 2009 @ 8:43 am

    bence çok güzeldi

  66. elif Ocak 6, 2009 @ 11:34 am

    bence hiç güzel olmamış yani kısa olması güzel değil ama söledikleri çok doğru bizde tarihimizi korumalıyız

  67. elif Ocak 6, 2009 @ 11:36 am

    yazanların hepsi çok doğru ama çok kısa diğer sitelerde daha açıklayıcıları vardır yani açıklayıcı değil

  68. ahmet Ocak 10, 2009 @ 9:21 am

    kotu degil ama kısa olmuş genede guzel miş…

  69. ELF Ocak 12, 2009 @ 7:36 am

    VALLA SAĞOLUN ÇOK GÜSEL OLMUŞ DAHA GÜSELLERİNİ BEKLİYORUM BU SİTEYİ NOT DEFTERİME KAYDETTİM SÜREKLİ BURAYA GİRİCEM THANK YOU:D <3

  70. aslı Ocak 12, 2009 @ 9:52 am

    Çok güzel.

  71. fatma Ocak 12, 2009 @ 9:56 am

    Çok güzel. Adeta muhteşem… Bu site okula giden çocuklar için çok önremli bir sitedir. Bunun için bu siteyi hazırlayana hak veriyorum doğrusu…
    Artık öğretmenler öğrencilere bu siteyle ilgili ödev verdikleri zaman bu siteden yararlanabiliriz. Bu siteyi hazırlayana ve sunana teşekkür ederim. Sağlıklı kalmak eseriyle…. HOŞÇAKALIN..HAFTAYA GÖRÜŞMEK ÜZERE.

  72. çılgın aşıklar Ocak 14, 2009 @ 12:47 pm

    mükenmellllllll tam da ödevime lazım alduğu gibi teşkkürler süperrrrrrrrrr

  73. seda Ocak 20, 2009 @ 6:10 am

    seda demiş ki:
    yaaa cok saçma bişi olmuş.
    biraz daha açıklayıcı yazsaydınız.

  74. seda Ocak 20, 2009 @ 6:13 am

    kara melek
    ay acayip bişi yapmışınız oha falan oldum yanı

  75. aslı Şubat 2, 2009 @ 6:33 am

    çok güzel olmuş ellerinize sağlık

  76. ecem gülçin Şubat 9, 2009 @ 7:10 am

    daha açıklayıcı olabilirdi

  77. nagehan ozan Şubat 9, 2009 @ 7:18 am

    benim tam istediğim gibi olmuş.kısa ve öz.ecem gülçin de bir anlamda haklı tabi.daha açıklayıcı olabilirdi ve biraz da anı olabilirdi

  78. Ahmet Berk BİNKAYA Şubat 9, 2009 @ 7:30 am

    bu site güzel bir site ama biraz daha açıklayıcı olabilirdi
    ahmet berk binkaya
    Atatürk İlöğretim Okulu YEnimahalle/Ankara

  79. kADİR030000 Şubat 10, 2009 @ 6:45 am

    iyi olmak guzel odev zor

  80. harunn003 Şubat 10, 2009 @ 6:49 am

    benim kısa bir onem oldu tam yerin de

  81. esra Şubat 10, 2009 @ 9:58 am

    ya ben atatürkün türk diline verdiği önem ile ilgili değişik sözler arıyorum nooolur yardım edin yaaaaaaaaaaaaa noolur

  82. rengin Şubat 10, 2009 @ 11:01 am

    bu benim ödevime yaradı !!!!!!!!!!!!!! güzelmişşşşşşşşşşşşş.. veeeeeeeeeeeeee kısa olduğundan hiç yorulmadım teşekkürederim bu siteyeeeeeeeeee!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  83. ^^HİLAL^^..!??? Şubat 11, 2009 @ 7:50 am

    ASLINDA BİRAZ AĞIR OLMALIYMIŞ BİR PARAGRAF DAHA OLSAYMIŞ İYİ OLURMUŞ

  84. sait yılmaz elbay Şubat 11, 2009 @ 8:09 am

    sağolun verdiğniz bilgiler için!……
    Hacı Mustafa Tarman İlköğretim Okulu
    ayvalıankara

  85. samet Şubat 12, 2009 @ 5:30 am

    bunlardan dolayı bütün arkadaşlarıma teşekkür diyorum
    efendi halil ilköğretim okulu

    yüreğir/ADANA

  86. fatma Şubat 12, 2009 @ 7:39 am

    çokkkkkkkkkk gıcıkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk oooooooooooooooollllmuşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş

  87. cemile Şubat 12, 2009 @ 7:41 am

    birazcıkk güzzzelllll olmuşş sanırım bende fatma gibi düşünüyorummm

  88. ߀Rke Şubat 16, 2009 @ 6:29 am

    güzel diiiil çoooooooooooooook güzel adetaaaaaa

  89. fidan Şubat 16, 2009 @ 7:53 am

    çok güzel teşekürler ama Biraz az olsaydı

  90. serseri Şubat 16, 2009 @ 10:17 am

    ıyyyyyy bütün yorumlar boook gibi…….

  91. kübra Şubat 17, 2009 @ 8:31 am

    ggggggggggüüüüüüüüüüüüüüüüüüzzzzzzzzzzzzzzeeeeeeeeeeeeelllllllllllllllllllllll bbbbbbbbiiiiiiiiiiiiiiiirrrrrrr sssssssssssssiiiiiiiiiiittttttttttteeeeeeeeeee ooooooooooollllllllllllllllmmmmmmmmmmuuuuuuuuuuşşşşşşşşşşş

  92. dilara Şubat 18, 2009 @ 8:18 am

    yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ben istediğim şeyi bulamadım ki

  93. tuba nur Şubat 20, 2009 @ 5:53 am

    çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook güzelllllllll

  94. isimsiz Şubat 20, 2009 @ 5:56 am

    çok güzel bir site olmuş tebrikler

  95. eda Şubat 20, 2009 @ 12:05 pm

    slm arkadaşlar ben aradığımı buldum sizi bilemem süper bi site olmuş

  96. feyzanur Şubat 22, 2009 @ 2:51 am

    ehh istee çok güsel olmuş değill bnim sitem harikaa oraya gelin

  97. melike Şubat 23, 2009 @ 7:22 am

    yha bu ne yhaa

  98. edanur Şubat 23, 2009 @ 9:49 am

    süperr tesekklerrr

  99. ÖMER IŞIK Şubat 23, 2009 @ 11:02 am

    hersey cok güzel ya saolun kim yazdıysa tam dogruları yazmıs yalan yok vallaha cok güzel olmus türkce ögretmenim zayıf verecekti herkeze tesekkürler

  100. seher Şubat 24, 2009 @ 6:31 am

    Atatürk türk ulusunun, binlerce yıllıktarihi içinde yetiştirmişolduğu en büyük önderdir.O ulusumuzun yüzyıllaren köklü değişikliğin başını çekmiş ölümsüz bir kahramandır.
    onun verdiği bağımsızlık savaşı onu Türk ulusunun Atası olmaktan öte dünyanın tüm mazlum uluslarının mücadele bayrağı bayrağı yapmıştır.
    Bizler Atatürk devrimcilerinin korkusuz bekçileriyiz, ömrümüz var oldukça onun tüm devrimlerini ölüm pahasınada polsa koruyup savunacağız…

  101. seher Şubat 24, 2009 @ 6:32 am

    doğrumu???????????????

  102. meryem Şubat 24, 2009 @ 9:33 am

    bencede çoooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkk
    güzelllllllllllllllllllllllllllll olmuşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş
    btavo yani bravo
    hazırladığınız için teşekkür ederimmmmmmmmmmmmmmmmmmm

  103. HASAN HÜSEYİN COSKUN Şubat 25, 2009 @ 1:32 pm

    SEVGİLİ SİTE KURAN ORÇ ÇOCUGU ANAN NASIL??? O GÜNDEN SONRA AYKTA OLDUGUNA İNANAMIYORUM ANANIN MALI COK SUPERDİ AYNI KARININ Kİ GİBİ KIZINA COK COK GÖMDÜM SİTENİN AMINA KOYAM SİTEYE GİREN HERKESİN AMINI SİKİM BUNU YAZAN TOSUN OKUYANA KOSUN(BEN HARİÇ)

  104. yiğit kaya Şubat 27, 2009 @ 2:35 am

    allah razı olsun türkçeciden kurtuldum

  105. melis Şubat 27, 2009 @ 10:48 am

    çk gzl olmus ödwimi yapmamda çk işe yaradıXD

  106. bedia Şubat 28, 2009 @ 3:50 am

    çok güzel olmuş elinize sağlık çok işşime yaradı bi yerde bulamadım çok teşekkürler:)

  107. ayşe ve semanur Şubat 28, 2009 @ 5:37 am

    çok guzel olmuş ben saapnca ilk öğretim okuluna gıdıyorum bu kadar bulmuşsunuz konuşma yın bana ulaşabilmek için mavisim.97@hotmail.com hepinize bb…

  108. ibrahim Şubat 28, 2009 @ 10:43 am

    herkeze cok tskrler

  109. ÖZLEMMmMmM Mart 1, 2009 @ 12:14 pm

    diecek bişey bulamıyorum herkez diyeceklerimi yazmış XD
    çoq komik demi XD

  110. eslem Mart 2, 2009 @ 6:16 am

    superde ya nebılıyım kısa yaaa…

  111. @crazy@ Mart 2, 2009 @ 7:51 am

    kısa olmus gencler bırazdha yazı lutfen tenpoyu hızlatırsak super olur nese ben bu:(:(…! = <> = &TşK&

  112. kaşif Mart 2, 2009 @ 7:54 am

    seher çok güzeel yazmış tşk SEHER ellerinize

    sağlık muhteşem

  113. merve nur Mart 2, 2009 @ 7:57 am

    slm ben merve ççççççççççççççççççççççççççooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkgüzzell yazmış sınız

  114. polat Mart 2, 2009 @ 9:11 am

    niye atatürk mü savaştı

  115. İBRAHİM Mart 3, 2009 @ 8:37 am

    ÖDEVİM İÇİN İYİ OLDU TSK.

  116. feyza Mart 4, 2009 @ 9:52 am

    aradığım söler yokkiiiiiiiiiiiiiiiii
    daha fazla bilgi istiyorum

  117. buse Mart 4, 2009 @ 10:14 am

    ben sözlerini istiyordum…………………………………………………………….

  118. mülayim Mart 4, 2009 @ 2:20 pm

    süper 10 numara yılAN tiki astar sex mastardan güsel teprikler

  119. nazz Mart 8, 2009 @ 5:38 am

    berbat bise doorusu hazırLayann a.q

  120. elif Mart 9, 2009 @ 6:53 am

    mehmet seni seviyom

  121. PiSsSKoOoPaTt Mart 9, 2009 @ 9:51 am

    cok güsel olmus ellerinize saglık basarılarınız devamini dilerim [CaNCeR] Farkiyla can_er95@hotmail.com ekle:D

  122. MEHMET Mart 11, 2009 @ 11:16 am

    SÜPERRR OLMUŞ ELLERİNİZE SAGLIK ÖDEVİME ÇOK YARDIMCI OLDUNUZ

  123. ilyas Mart 17, 2009 @ 11:05 am

    ya süper biraz daha uzun olsa ii olurduATATÜRK’ÜN TÜRK DİLİNE VERDİĞİ ÖNEM

    Toplumları millet haline getiren en önemli unsur dildir. Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir vasıta olduğu gibi, insan topluluklarının bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında “duygu ve düşünce birliği” olan bir cemiyet yani ‘millet’ haline getiren en önemli kültürel değerdir. Ayrıca dil, kültürün temeli olduğu gibi taşıyıcısıdır da… Dili yok ettiğiniz takdirde milli ruh ve kültür diye bir şey kalmaz. Bu sebeple dili korumak, koruyucu tedbirler almak önemlidir.

    Bizler Türk’üz ve dilimiz Türkçe’dir. Türkçe; dünyanın en eski, köklü ve en zengin iki dilinden biridir. Dil bilimcilere göre; kelime türetme yeteneği bakımından da dünyanın en güçlü dilidir. Her konuya ve duruma göre karşılık vermeye en müsait dil yine Türkçe’dir. Ayrıca Türkçe, yazıldığı gibi okunması özelliğiyle de gıpta edilen bir dildir. Türk dilinin bu güzelliğini ve gücünü bilen, Türk dili konusunda önemli çalışmalara imza atan en önemli kişi, hiç şüphe yoktur ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk’tür. Atatürk, Türk dili konusunda; “Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, an’anelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” diyerek hem Türk diline verdiği önemi, duyduğu sevgiyi belirtmekle beraber, Türk dilinin büyüklüğünü ve Türk milleti için önemini ortaya koymuştur.

    Atatürk, bir dil bilimci değildi. Ancak, dile sadece bir devlet adamı ya da siyasetçi gözüyle de bakmıyordu. O, dilin bir milleti meydana getiren unsurları bir arada tutan en önemli etken olduğunu biliyordu. 1931 yılında söylediği sözle bunu açıkça beyan etmişti. “Milletin çok açık niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, Türk toplumuna bağlı olduğunu iddia ederse buna inanmak doğru değildir.” Ayrıca Atatürk’ün, dil konusundaki hassasiyeti eski tarihlere dayanmaktaydı. 1916 yılında okuduğu şiir kitaplarına dil konusunda notlar düşmesi bunun açık delilidir.

    Atatürk, Türk kimliğini Türkçe ile tanımlıyordu. “TÜRK demek, TÜRKÇE demektir. NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!” diyordu. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki temel davası Türkçe’yi, dolayısıyla Türk kültür ve kimliğini yabancı boyunduruklardan kurtarma-koruma, bunun için de eğitimi her düzeyde Türkçe ile yapmak, halkın yabancı dille eğitime özenmesini önleyecek tedbirler almak olmuştur. Bu konuda da şunu söyleyecektir: “Kat’i olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas olacaktır.” Atatürk ayrıca, Türk dilini geliştirerek ve yayarak, bütün Türk dünyasının lehçe farklılıkları giderilerek müşterek bir dil bağı ile birleşmesini, kısaca bütün Türk dünyasında bir kültür birliği meydana getirmek istiyordu. Bu sebeple; “Türkiye dışında kalmış Türkler için, ilkin kültür meseleleriyle ilgilenilmelidir. Nitekim biz Türklük davasını böyle müspet ölçüde ele almış bulunuyoruz. Büyük Türk tarihinde, Türk dilinin kaynaklarına, zengin lehçelerine, eski Türk eserlerine önem veriyoruz. Baykal Gölü ötesindeki Yakut Türkleri’nin dil ve kültürlerini bile ihmal etmiyoruz” diyerek Türk dünyasındaki dil ve tarih birliği çalışmalarına ne kadar önem verdiğini gösterir. Ayrıca 1933 yılında, Sovyetler idaresinde kardeşlerimiz olduğunu, bir dağılmanın olacağını, buna hazırlanmamız gerektiğini, bunun için köprüleri sağlam tutmamız gerektiğini söylemiş, kültürün, dilin, tarihin birer köprü olduğunu işaret etmiştir.

    Gazi Mustafa Kemal, Şeyh Sait ayaklanmasının yarattığı bunalımı atlatır atlatmaz, önce ‘Türk Dili Encümeni’ kurdu. (Dil ve tarih üzerindeki çalışmalar, önceleri ‘encümen’ biçiminde başladı. Daha sonra bunlar ‘Dil Kurumu’ ve ‘Tarih Kurumu’ haline geldiler) Atatürk bir sözünde, “Milli his ile dil arasında bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil, şuurla işlensin. Ülkesini ve yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” demişti. Bu sözünden yola çıkarak Türk Dili Encümeni’nin kuruluş gayesini anlamak mümkün.. Encümenin kuruluşu ile Atatürk, dildeki Arap kökenli sözcükler yerine, halkın içinde yaşayan Türkçe sözcüklerin yerleştirilmesi için bir ön çalışma yaptırıyordu. Her ilde, “Kelime Kolları” kurulmuştu. Öğretmenlerin öncülük ettiği bu kollar, evlerdeki yaşlı insanlarla ilişki kuruyorlar; onların kullandıkları sözcükleri, arapça karşılıkları varsa onları da ekleyerek, Ankara’ya “Dil Encümeni”ne gönderiyorlardı. Gazi Paşa, dili özüne çekmeye, elverdiğince yabancı sözcüklerden arındırmaya kararlı idi. Eğer bir Türk Dünyası yeniden kurulacaksa, onun dili Arap ve Fars dilinin egemenliğinden kurtulmalıydı.

    Tarama kolları, önceleri çok başarılı çalışmalar yaptı. Fakat sonraları, bu kollarda çalışanların devlette itibar kazandığına dikkat edenler, halkın arasına girip sözcük derleyeceklerine ‘uydurmayı’ daha kolay buldular ve çalışmayı yıprattılar. “Dil Taramaları” göze girmenin, yükselmenin ilk basamağı gibi kullanılmaya başlandı.

    O dönemde bilimadamlarınca ‘Güneş Dil Teorisi’ ortaya atılmıştı. Teori; bütün dillerin kökünün-aslının aynı olduğu iddiası üzerine kurulu idi. Kök ise; Türkçe idi. Teori, içeride ve dışarıda büyük heyecan uyandırdı. Meksikalılar, Atatürk’e Astekler’e ait bir kitap gönderdiler ve genç, idealist, çalışkan ilim adamlarınca çalışmalar derinleştirildi. Prof. Adile Ayda Etrüsklerin dili-tarihi üzerinde dururken, Hamit Koşay Baskların dilini inceledi. Lakin, Güneş Dil Teorisi’ni beğenenlerde oldu, aşırı bulanlar, yadırgayanlar da.. Atatürk’ün ölümünden sonra bu teori rafa kaldırılacaktır.

    Mustafa Kemal Paşa’nın çevresinde okumuşlardan oluşmuş heyecanlı bir ortam vardı, lakin sayıca sınırlı ve bilgi açısından tam anlamıyla yeterli değildi. Ayrıca inanmış ve sağlam bilgi birikimi olanların sayısı çok azdı; onlar da devlet hizmetindeydiler. Ayrıca ATA, hedeflerini en yakınında olan insanlara bile açıkca ifade etmiyordu. Atatürk’ün bu denli dil ve tarih çalışmalarına gömülmesini anlayamayanlar, yadırgayanlar vardı. Lakin Gazi Paşa için, bazı şeylerin azlığı ya da yokluğu, o işin yapılması çalışmalarını durdurmadı, sonuçta durduramamıştır da..

    Sovyetler Birliği, Mustafa Kemal Paşa’nın yoğun bir Türkolog trafiği yaratmasını, Orta Asya Tarihi üzerinde çalışmasını ve Türkçe’yi , Asya Türkleri’nin kullanabileceği biçime sokmasını dikkatle ve tedirginlikle izliyorlardı. Bu sebeble Sovyetler Birliği, bu ilişki ayaklarından birini yok etmek için yani Türkiye Cumhuriyeti ile yazışmaları engellemek için, kullanılan Arap harflerini yasaklamış, fakat Sovyetler Birliği yönetiminin milliyetçi davrandığını gizlemek, göstermemek için Kirl harfleri ile değil, Latin harfleri ile okuyup yazmayı kanunlaştırmıştı.

    Oysa M. Kemal Paşa, “Türkiyat Enstitüsü” nü kurmuş, Sovyetler Birliği’ni Türk ve yabancı Türkologların yağmuruna tutmuş, öte yandan da Türkiye’de basılan kitap ve gazeteleri bu giden, gelenlerin aracılığı ve posta ile göndererek ortak kültür hazırlığına girişmişti. Ama Sovyetler Birliği’nin, Latin harfleri ile okuyup- yazmayı zorunlu hale koyması, bu köprüleri yıkıyordu. Oysa dilde birlik kurulmadıkça, birliktelikten nasıl bahsedilebilirdi.

    İki yıl beklendi.. Durumda herhangi bir değişiklik olmayınca Atatürk, Türkiye’nin Latin harfleri ile okuyup yazması fikrini ortaya attı. Orta Asya Türkleri ile bağların kopmaması gerekiyordu. Büyük bir hızla 1928 Harf İnkılabı gerçekleştirildi. Böylece Türkiye, Latin harflerini benimsedi. Bu yeni gelişme, Sovyetler Birliği’nin gözünden kaçmamıştı. Aslında bekledikleri bir durumdu. Atatürk Türkiyesi, Azerbaycan ve Türkistan Türkleri ile dirsek temasını yitirmek niyetinde değildi. Ama Sovyetler Birliği de bu dirsek temasından kuşkulanıyordu.

    Sovyetler Birliği’nde büyük bir gizlilik içinde, 1929 yılında “Bütün Sovyetler Birliği vatandaşları arasında yalnız Kiril harflerinin kullanılacağı” yasası çıkarıldı ve yeniden Türkiye’nin kurduğu köprüleri dinamitlediler. Artık Türkiye’nin “bu konuda” yapacak bir şeyi yoktu. Sovyetler Birliği’nin bu tür uygulamaları II. Dünya Savaşı yıllarında bile sürdü.

    Atatürk, Türk dilinin yabancı kelimelerden arınmasını bilimsel kararlara bağlayacak “Türk Dili Kurultayı” çalışmalarını her şeyin üstünde tutuyordu. Dünyayı şaşkına çevirecek, ‘Büyük Türk Devletleri Birliği’ nin temel taşları, işte bu kurultay çalışmaları idi. Bilimsel terimlere bile Türkçe karşılıklar bulunmuştur. Atatürk bu konuda şöyle diyor: “Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir.” Öyle de olmuştur; Atatürk bizzat kendisi bu dava uğruna çalışmış, bugün askerlikte olsun, matematikte olsun kullandığımız bir çok terimleri Türkçe’nin derinliklerinden çıkarıp bize armağan etmiştir. 1938′de vefatından az bir zaman önce, “Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş, bu surette dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır. Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim.” diyerek, bu konuda büyük bir ilerleme kaydedildiğini belirtmiştir.

    26 Eylül 1933′de Atatürk’ün isteği ile bütün yurt sathında “Dil Bayramı” kutlanmıştır. Yalnız, Türk dilinin temizlenmesini değil, eş anlam sözcüklerle dilin zenginleştirilmesi de gözleniyordu. Atatürk’e göre, dilin kaynağı millet idi, araştırmalar da milletten beslenmeliydi.

    Atatürk, hem dilin zenginleşmesine, eş anlam sözcüklerle sanat ve bilim dili olacak köklere kavuşmasına önem veriyor; hem bunları işleyip bilimsel yapıyı oluşturacak kuruluşları kazandırmaya çalışıyordu. İstanbul Üniversitesi’ne bağlı bir “Dil Okulu” açılması, halkevlerinde “Edebiyat ve Türk Dili Kolları” kurularak köylere kadar uzanan araştırma ve soruşturmalarla yeni sözcüklerin taranması, hep bu hedef doğrultusunda alınmış kararlar sonucu yapılmış çalışmalardır.

    Atatürk, bu çalışmaları büyük bir ilgiyle takip ediyordu. Her sabah, Türkiyat Enstitüsü’nün günlük çalışma raporlarına gözatıyor, Sovyetler Birliği’nin Türk Dünyası ile ilgili haberlerini (varsa) inceleyip değerlendiriyordu. TBMM kararı ile yapılmasına başlanılan Dil ve Tarih-Coğrafya fakültesinin inşaat aşamalarını izliyordu.

    Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi… Böyle bir kuruluş, öğretim dünyasında yoktu. Tarih ve coğrafya fakültesi vardı. Dil fakülteleri de vardı. Fakat, hem dil, hem tarih-coğrafyanın bir fakültede birleşmesinin tek örneği Ankara’da idi. Çünkü Atatürk, Asya’daki Türklerin hem tarihini, hem coğrafyasını, hem dilini çok iyi öğrenmiş bir neslin yetişmesini istemekteydi.

    Bayar’ın başbakanlığı döneminde dil ve tarih çalışmaları aksamadan sürdü. Özellikle Atatürk, yoğun bir biçimde dil ve tarih üzerindeki bütün çalışmaları izliyordu. Kendisi bu tür çalışmalardan dolayı yorgun düşse de, çevresine bu yorgunluğunu belli etmemeye çalışıyordu.

    2 Ağustos 1936 tarihinde üçüncü Dil Kurultayı’nı açtı. Yaptığı konuşmada: “Konuk dil bilginlerinin, Türk dil bilginleri ile birlikte çalışmalarından, dil bilimin şimdiye dek çözemediği bir çok güçlükleri aşacağına, bu çalışmaların bir çok gerçeklerin günışığına çıkmasını sağlayacağına güvenim tamdır” diyordu. Günlerce süren kurultayın en sağlam izleyicisi, Atatürk’tü.. Genel Kurul çalışmalarını izliyor, komisyonlardaki çalışmalara katılıyor, fikirlerini söylüyor. Hedefin yalnız Anadolu Türkleri’nin değil, bütün Türklerin ortak dilini yaratmak olduğunu durmadan tekrarlıyordu.

    1936 yılının 19 Ekiminde Türk Dil Kurumu’na gitti ve uzmanlarla 6 saat süren bir çalışma yaptı. Bu, o kadar uzun ve sürekli çalışma idi ki, uzmanların takatı tükendi. Bunu görünce Atatürk: “Yorulduğunuz anlaşılıyor. Benim bazı işlerim olmasa, sizinle kalıp çalışmaları birlikte sürdürmek isterdim. Başka bir fırsatta, bu çalışmaları yine birlikte yaparız, demişti.

    Hayatı elvermedi, bir daha buluşup, “Türk dilindeki yabancı sözcüklerin yerine Türkçelerinin konması çalışmalarına katılamadı.. Vefatından önce de Ankara’da iken son ziyaret ettiği yer ise, inşaat bitene kadar çalışmalarına ‘Evkaf Apartımanı’nda başlayan Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi olmuştu. Çalışmalar hakkında bilgi almış, inşaat halinde olan fakülte binasını görmüş, yetkililerle görüşmüştü.

    ***

    Atatürk; son nefesine kadar bilfiil milletin için, milletin geleceği için çalışmış, eşi benzeri olmayan büyük bir lider.. O’nu o kadar özlüyoruz ki, kelimelerle anlatmak mümkün değil.. Aslında bu yazının başlığı ‘Bir Millete Adanan Ömür’ olacaktı. Lakin, dil konusuna ve Atatürk’ün Türk dili konusundaki hassasiyetine ağırlık vermeyi düşündüğüm için bu başlığı kullanmadım. Bu yazıyı, küçük çaplı bu araştırmayı da dilimize yapılan saldırıların, horlamaların yoğunlaştığı bir dönemde bazı şeylerin daha iyi anlaşılmasını istediğim için toparladım. Keşke daha detaylı bir araştırma olsa idi, Atatürk için ne yapılsa az gelir.

    Bir kere daha anladık ki; herkes Atatürk değil, herkes Atatürk olamıyor. Atatürk için hayati önem taşıyan değerlerin, çalışmaların Atatürk’ün ölümünden hemen sonra ismini bile anmak istemediğim kişiler tarafından durdurulmasını, hızla değiştirilmesini, Türk dili yerine-Türk tarihi yerine Latin dilinin-kültürünün okullarda genç beyinlere sunulmasını hiç bir zaman unutmayacağız.

    Herkes Atatürk olamıyor!

    Atatürk, Türk dil ve tarih konusundaki çalışmalarına hastalığına rağmen, ölüme meydan okurcasına, çevresini hayrete düşüren bir güçle devam etmişti. Yorgundu ama, çevresine hiç bir şekilde yorgunluğunu belli etmiyordu. Bir millet sevilirse eğer, işte böyle sevilmeli.. Atatürk, bu milleti çok seviyordu. Milletinin sevgisi gönlünde hayata gözlerini yumdu. Sevgisi karşılıksız değildi; milleti de bu şerefli evladını bağrına basmıştı.. Gözyaşları sel oldu o gidince ebediyete, ama eceldi işte..

  124. issimsizxD Mart 22, 2009 @ 12:57 pm

    çok tşk ederim çok yardımcı oldunuz…

  125. büşra Nisan 3, 2009 @ 6:54 am

    yaa güzel olmuşta sayfa yamuk birrrrrrr anı yok ve benim prıoje var ikiiiiii ba nedir sewgili arıom üçççççççç

  126. crazy girl Nisan 3, 2009 @ 6:55 am

    çok güsel olmuş ama keşke anıları da koysaydınız amcıklar

  127. sinem Nisan 4, 2009 @ 1:22 am

    Melisa HİÇ BEĞENMEDİM ÇÜNKÜ ÖDEV YAPAMADIN ÇOK GÜZEL AMA HİÇ BANA UYGUN BİRŞEY YOK Kİ YHA

  128. YİĞİT Nisan 6, 2009 @ 8:51 am

    sagolun verdiğiniz bilgiler icin bu arada sunu sölemeden edemicem Antaalyadan büşra helvacılar seni cok ama cok seviorum turgut reis dersanesine basarılar

  129. İLYAS UYSAL Nisan 6, 2009 @ 10:17 am

    ARKADAŞLAR BEN SİZE YARDIMCI OLAYIM BUNLARIDA EKLEYİN (proje ödevi olanlar)

    ATATÜRK’ÜN TÜRK DİLİNE VERDİĞİ ÖNEM

    Toplumları millet haline getiren en önemli unsur dildir. Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir vasıta olduğu gibi, insan topluluklarının bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında “duygu ve düşünce birliği” olan bir cemiyet yani ‘millet’ haline getiren en önemli kültürel değerdir. Ayrıca dil, kültürün temeli olduğu gibi taşıyıcısıdır da… Dili yok ettiğiniz takdirde milli ruh ve kültür diye bir şey kalmaz. Bu sebeple dili korumak, koruyucu tedbirler almak önemlidir.

    Bizler Türk’üz ve dilimiz Türkçe’dir. Türkçe; dünyanın en eski, köklü ve en zengin iki dilinden biridir. Dil bilimcilere göre; kelime türetme yeteneği bakımından da dünyanın en güçlü dilidir. Her konuya ve duruma göre karşılık vermeye en müsait dil yine Türkçe’dir. Ayrıca Türkçe, yazıldığı gibi okunması özelliğiyle de gıpta edilen bir dildir. Türk dilinin bu güzelliğini ve gücünü bilen, Türk dili konusunda önemli çalışmalara imza atan en önemli kişi, hiç şüphe yoktur ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk’tür. Atatürk, Türk dili konusunda; “Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, an’anelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” diyerek hem Türk diline verdiği önemi, duyduğu sevgiyi belirtmekle beraber, Türk dilinin büyüklüğünü ve Türk milleti için önemini ortaya koymuştur. Atatürk, bir dil bilimci değildi. Ancak, dile sadece bir devlet adamı ya da siyasetçi gözüyle de bakmıyordu. O, dilin bir milleti meydana getiren unsurları bir arada tutan en önemli etken olduğunu biliyordu. 1931 yılında söylediği sözle bunu açıkça beyan etmişti. “Milletin çok açık niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, Türk toplumuna bağlı olduğunu iddia ederse buna inanmak doğru değildir.” Ayrıca Atatürk’ün, dil konusundaki hassasiyeti eski tarihlere dayanmaktaydı. 1916 yılında okuduğu şiir kitaplarına dil konusunda notlar düşmesi bunun açık delilidir.

    Atatürk, Türk kimliğini Türkçe ile tanımlıyordu. “TÜRK demek, TÜRKÇE demektir. NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!” diyordu. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki temel davası Türkçe’yi, dolayısıyla Türk kültür ve kimliğini yabancı boyunduruklardan kurtarma-koruma, bunun için de eğitimi her düzeyde Türkçe ile yapmak, halkın yabancı dille eğitime özenmesini önleyecek tedbirler almak olmuştur. Bu konuda da şunu söyleyecektir: “Kat’i olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas olacaktır.” Atatürk ayrıca, Türk dilini geliştirerek ve yayarak, bütün Türk dünyasının lehçe farklılıkları giderilerek müşterek bir dil bağı ile birleşmesini, kısaca bütün Türk dünyasında bir kültür birliği meydana getirmek istiyordu. Bu sebeple; “Türkiye dışında kalmış Türkler için, ilkin kültür meseleleriyle ilgilenilmelidir. Nitekim biz Türklük davasını böyle müspet ölçüde ele almış bulunuyoruz. Büyük Türk tarihinde, Türk dilinin kaynaklarına, zengin lehçelerine, eski Türk eserlerine önem veriyoruz. Baykal Gölü ötesindeki Yakut Türkleri’nin dil ve kültürlerini bile ihmal etmiyoruz” diyerek Türk dünyasındaki dil ve tarih birliği çalışmalarına ne kadar önem verdiğini gösterir. Ayrıca 1933 yılında, Sovyetler idaresinde kardeşlerimiz olduğunu, bir dağılmanın olacağını, buna hazırlanmamız gerektiğini, bunun için köprüleri sağlam tutmamız gerektiğini söylemiş, kültürün, dilin, tarihin birer köprü olduğunu işaret etmiştir.

    Gazi Mustafa Kemal, Şeyh Sait ayaklanmasının yarattığı bunalımı atlatır atlatmaz, önce ‘Türk Dili Encümeni’ kurdu. (Dil ve tarih üzerindeki çalışmalar, önceleri ‘encümen’ biçiminde başladı. Daha sonra bunlar ‘Dil Kurumu’ ve ‘Tarih Kurumu’ haline geldiler) Atatürk bir sözünde, “Milli his ile dil arasında bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil, şuurla işlensin. Ülkesini ve yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” demişti. Bu sözünden yola çıkarak Türk Dili Encümeni’nin kuruluş gayesini anlamak mümkün.. Encümenin kuruluşu ile Atatürk, dildeki Arap kökenli sözcükler yerine, halkın içinde yaşayan Türkçe sözcüklerin yerleştirilmesi için bir ön çalışma yaptırıyordu. Her ilde, “Kelime Kolları” kurulmuştu. Öğretmenlerin öncülük ettiği bu kollar, evlerdeki yaşlı insanlarla ilişki kuruyorlar; onların kullandıkları sözcükleri, arapça karşılıkları varsa onları da ekleyerek, Ankara’ya “Dil Encümeni”ne gönderiyorlardı. Gazi Paşa, dili özüne çekmeye, elverdiğince yabancı sözcüklerden arındırmaya kararlı idi. Eğer bir Türk Dünyası yeniden kurulacaksa, onun dili Arap ve Fars dilinin egemenliğinden kurtulmalıydı. Tarama kolları, önceleri çok başarılı çalışmalar yaptı. Fakat sonraları, bu kollarda çalışanların devlette itibar kazandığına dikkat edenler, halkın arasına girip sözcük derleyeceklerine ‘uydurmayı’ daha kolay buldular ve çalışmayı yıprattılar. “Dil Taramaları” göze girmenin, yükselmenin ilk basamağı gibi kullanılmaya başlandı. O dönemde bilimadamlarınca ‘Güneş Dil Teorisi’ ortaya atılmıştı. Teori; bütün dillerin kökünün-aslının aynı olduğu iddiası üzerine kurulu idi. Kök ise; Türkçe idi. Teori, içeride ve dışarıda büyük heyecan uyandırdı. Meksikalılar, Atatürk’e Astekler’e ait bir kitap gönderdiler ve genç, idealist, çalışkan ilim adamlarınca çalışmalar derinleştirildi. Prof. Adile Ayda Etrüsklerin dili-tarihi üzerinde dururken, Hamit Koşay Baskların dilini inceledi. Lakin, Güneş Dil Teorisi’ni beğenenlerde oldu, aşırı bulanlar, yadırgayanlar da.. Atatürk’ün ölümünden sonra bu teori rafa kaldırılacaktır. Mustafa Kemal Paşa’nın çevresinde okumuşlardan oluşmuş heyecanlı bir ortam vardı, lakin sayıca sınırlı ve bilgi açısından tam anlamıyla yeterli değildi. Ayrıca inanmış ve sağlam bilgi birikimi olanların sayısı çok azdı; onlar da devlet hizmetindeydiler. Ayrıca ATA, hedeflerini en yakınında olan insanlara bile açıkca ifade etmiyordu. Atatürk’ün bu denli dil ve tarih çalışmalarına gömülmesini anlayamayanlar, yadırgayanlar vardı. Lakin Gazi Paşa için, bazı şeylerin azlığı ya da yokluğu, o işin yapılması çalışmalarını durdurmadı, sonuçta durduramamıştır da..Sovyetler Birliği, Mustafa Kemal Paşa’nın yoğun bir Türkolog trafiği yaratmasını, Orta Asya Tarihi üzerinde çalışmasını ve Türkçe’yi , Asya Türkleri’nin kullanabileceği biçime sokmasını dikkatle ve tedirginlikle izliyorlardı. Bu sebeble Sovyetler Birliği, bu ilişki ayaklarından birini yok etmek için yani Türkiye Cumhuriyeti ile yazışmaları engellemek için, kullanılan Arap harflerini yasaklamış, fakat Sovyetler Birliği yönetiminin milliyetçi davrandığını gizlemek, göstermemek için Kirl harfleri ile değil, Latin harfleri ile okuyup yazmayı kanunlaştırmıştı. Oysa M. Kemal Paşa, “Türkiyat Enstitüsü” nü kurmuş, Sovyetler Birliği’ni Türk ve yabancı Türkologların yağmuruna tutmuş, öte yandan da Türkiye’de basılan kitap ve gazeteleri bu giden, gelenlerin aracılığı ve posta ile göndererek ortak kültür hazırlığına girişmişti. Ama Sovyetler Birliği’nin, Latin harfleri ile okuyup- yazmayı zorunlu hale koyması, bu köprüleri yıkıyordu. Oysa dilde birlik kurulmadıkça, birliktelikten nasıl bahsedilebilirdi. İki yıl beklendi.. Durumda herhangi bir değişiklik olmayınca Atatürk, Türkiye’nin Latin harfleri ile okuyup yazması fikrini ortaya attı. Orta Asya Türkleri ile bağların kopmaması gerekiyordu. Büyük bir hızla 1928 Harf İnkılabı gerçekleştirildi. Böylece Türkiye, Latin harflerini benimsedi. Bu yeni gelişme, Sovyetler Birliği’nin gözünden kaçmamıştı. Aslında bekledikleri bir durumdu. Atatürk Türkiyesi, Azerbaycan ve Türkistan Türkleri ile dirsek temasını yitirmek niyetinde değildi. Ama Sovyetler Birliği de bu dirsek temasından kuşkulanıyordu. Sovyetler Birliği’nde büyük bir gizlilik içinde, 1929 yılında “Bütün Sovyetler Birliği vatandaşları arasında yalnız Kiril harflerinin kullanılacağı” yasası çıkarıldı ve yeniden Türkiye’nin kurduğu köprüleri dinamitlediler. Artık Türkiye’nin “bu konuda” yapacak bir şeyi yoktu. Sovyetler Birliği’nin bu tür uygulamaları II. Dünya Savaşı yıllarında bile sürdü. Atatürk, Türk dilinin yabancı kelimelerden arınmasını bilimsel kararlara bağlayacak “Türk Dili Kurultayı” çalışmalarını her şeyin üstünde tutuyordu. Dünyayı şaşkına çevirecek, ‘Büyük Türk Devletleri Birliği’ nin temel taşları, işte bu kurultay çalışmaları idi. Bilimsel terimlere bile Türkçe karşılıklar bulunmuştur. Atatürk bu konuda şöyle diyor: “Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir.” Öyle de olmuştur; Atatürk bizzat kendisi bu dava uğruna çalışmış, bugün askerlikte olsun, matematikte olsun kullandığımız bir çok terimleri Türkçe’nin derinliklerinden çıkarıp bize armağan etmiştir. 1938′de vefatından az bir zaman önce, “Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş, bu surette dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır. Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim.” diyerek, bu konuda büyük bir ilerleme kaydedildiğini belirtmiştir.

    26 Eylül 1933′de Atatürk’ün isteği ile bütün yurt sathında “Dil Bayramı” kutlanmıştır. Yalnız, Türk dilinin temizlenmesini değil, eş anlam sözcüklerle dilin zenginleştirilmesi de gözleniyordu. Atatürk’e göre, dilin kaynağı millet idi, araştırmalar da milletten beslenmeliydi.

    Atatürk, hem dilin zenginleşmesine, eş anlam sözcüklerle sanat ve bilim dili olacak köklere kavuşmasına önem veriyor; hem bunları işleyip bilimsel yapıyı oluşturacak kuruluşları kazandırmaya çalışıyordu. İstanbul Üniversitesi’ne bağlı bir “Dil Okulu” açılması, halkevlerinde “Edebiyat ve Türk Dili Kolları” kurularak köylere kadar uzanan araştırma ve soruşturmalarla yeni sözcüklerin taranması, hep bu hedef doğrultusunda alınmış kararlar sonucu yapılmış çalışmalardır.

    Atatürk, bu çalışmaları büyük bir ilgiyle takip ediyordu. Her sabah, Türkiyat Enstitüsü’nün günlük çalışma raporlarına gözatıyor, Sovyetler Birliği’nin Türk Dünyası ile ilgili haberlerini (varsa) inceleyip değerlendiriyordu. TBMM kararı ile yapılmasına başlanılan Dil ve Tarih-Coğrafya fakültesinin inşaat aşamalarını izliyordu. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi… Böyle bir kuruluş, öğretim dünyasında yoktu. Tarih ve coğrafya fakültesi vardı. Dil fakülteleri de vardı. Fakat, hem dil, hem tarih-coğrafyanın bir fakültede birleşmesinin tek örneği Ankara’da idi. Çünkü Atatürk, Asya’daki Türklerin hem tarihini, hem coğrafyasını, hem dilini çok iyi öğrenmiş bir neslin yetişmesini istemekteydi. Bayar’ın başbakanlığı döneminde dil ve tarih çalışmaları aksamadan sürdü. Özellikle Atatürk, yoğun bir biçimde dil ve tarih üzerindeki bütün çalışmaları izliyordu. Kendisi bu tür çalışmalardan dolayı yorgun düşse de, çevresine bu yorgunluğunu belli etmemeye çalışıyordu.

    2 Ağustos 1936 tarihinde üçüncü Dil Kurultayı’nı açtı. Yaptığı konuşmada: “Konuk dil bilginlerinin, Türk dil bilginleri ile birlikte çalışmalarından, dil bilimin şimdiye dek çözemediği bir çok güçlükleri aşacağına, bu çalışmaların bir çok gerçeklerin günışığına çıkmasını sağlayacağına güvenim tamdır” diyordu. Günlerce süren kurultayın en sağlam izleyicisi, Atatürk’tü.. Genel Kurul çalışmalarını izliyor, komisyonlardaki çalışmalara katılıyor, fikirlerini söylüyor. Hedefin yalnız Anadolu Türkleri’nin değil, bütün Türklerin ortak dilini yaratmak olduğunu durmadan tekrarlıyordu.

    1936 yılının 19 Ekiminde Türk Dil Kurumu’na gitti ve uzmanlarla 6 saat süren bir çalışma yaptı. Bu, o kadar uzun ve sürekli çalışma idi ki, uzmanların takatı tükendi. Bunu görünce Atatürk: “Yorulduğunuz anlaşılıyor. Benim bazı işlerim olmasa, sizinle kalıp çalışmaları birlikte sürdürmek isterdim. Başka bir fırsatta, bu çalışmaları yine birlikte yaparız, demişti. Hayatı elvermedi, bir daha buluşup, “Türk dilindeki yabancı sözcüklerin yerine Türkçelerinin konması çalışmalarına katılamadı.. Vefatından önce de Ankara’da iken son ziyaret ettiği yer ise, inşaat bitene kadar çalışmalarına ‘Evkaf Apartımanı’nda başlayan Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi olmuştu. Çalışmalar hakkında bilgi almış, inşaat halinde olan fakülte binasını görmüş, yetkililerle görüşmüştü.

  130. casher Nisan 8, 2009 @ 7:03 am

    çok güzel hemde uzun değil yapanın eline sağlık

  131. SELVER Mayıs 10, 2009 @ 11:14 am

    ÇooooK güzel bi site çok yardımcı

  132. selver Mayıs 10, 2009 @ 11:33 am

    çok güzel bi site yaaaaaaaaaa yaptığım ödevimden (100) altım bayıldım bu siteye bundan sonra ödevlerimi bu siteden yapacam (herkeze tavsiye ederim)

  133. cArAmBoLs KaDiR Mayıs 12, 2009 @ 11:03 am

    çok işimeyaradı süperrr olmuş çok sağolunnnn

  134. nazlıcan Mayıs 25, 2009 @ 6:58 am

    ödevime çok yardum etti sağolun

  135. ömer Ekim 30, 2009 @ 6:41 am

    cok guzel bencedee bu site yapan dayının gözünden öpim:: msn omer_kole_24@hotmail.com

  136. aylin Kasım 5, 2009 @ 11:09 am

    çook güzel bilgiler herkese teşekür ederiz…

  137. nur Kasım 7, 2009 @ 2:13 am

    çok teşekkür ederim çok yardımcı odunuz

  138. diloshm Kasım 8, 2009 @ 6:55 am

    performans ödewimdi kendileri ve yaptm çok saolun ama atatürkün türk dili hakkında söylediği sözleri de yazsanz çok spr olurdu ama yine de saolun thanks …!!! merci booque …..

  139. melike Kasım 8, 2009 @ 11:28 am

    mukemmelsiniz ya tam zamnnında yetişitiniz odev aklıma geldi ve kısa ve oz yazıp buldum bu yazıyı cok saolun yayınınız için basarılar dilerimmmm:D:D:D

  140. büşra Kasım 10, 2009 @ 10:26 am

    güzel de daha çok söz olsa daha güzel olur

  141. cansel Kasım 14, 2009 @ 9:00 am

    çok beğendim süper olmuş ödevime yardımcı oldunuz teşekkür ederim

  142. leyla Kasım 14, 2009 @ 9:01 am

    çok güzel olmuş

  143. ufuk Kasım 16, 2009 @ 7:01 am

    çok saolun beni büyük bir yükten kurtardınız.Hiç bir yerde bulamadım şimdi buldum ve not aldım.SAyenizde ödevimi yapıcam.

  144. onur Kasım 16, 2009 @ 7:02 am

    biraz fazla gibi olsun süper olmuş

  145. burjuu Kasım 16, 2009 @ 8:32 am

    çok gusel olmuş elinize emeqinize saqlık

  146. sidal Kasım 17, 2009 @ 11:09 am

    atatürkü çok sewiyorum ve türkümüze ve dilimize çok önem verdiğinide biliyorum

  147. oğuzhan kocaçoban Kasım 23, 2009 @ 12:01 pm

    OĞUZHAN KOCAÇOBAN
    Yazını gördüm fena deil ama biraz daha azaltırsanız daha da iiii olabilüüü diom aslında ben

  148. emir Kasım 24, 2009 @ 6:49 am

    çok saol

  149. MERWE Kasım 24, 2009 @ 7:16 am

    ya ben anı istiyorum
    atatürkün türk diline verdiği önem hakkındaki anılarını…
    ya çok lazım lütfen yardımcı olun bulamıyorum

  150. elif Kasım 24, 2009 @ 8:56 am

    İNŞALLAH TÜRKÇE ÖDEVİM İÇİN YETERLİ OLUR TÜRKÇE HOCAMIZ BİRAZ ZOR BEĞENİR ….:)=)

  151. svvl Kasım 28, 2009 @ 4:08 am

    bence fazla güzel olmamış ama yinede saqolun bu arada burada atatürkle ilgili şeler var sewqililerinizi çok sevdiqinizi söyliycekseniz bunla alaqalı bi siteye girin

  152. alp Aralık 1, 2009 @ 8:15 am

    walla beğenmesine gerq yoq övünmek gibi olmasın ama süüüüppeer ödew yaparım

  153. elif hilal Aralık 1, 2009 @ 9:32 am

    teşekür ederim çok sağolunn ödevime yardımcı oldunuzz

  154. önder Aralık 1, 2009 @ 11:00 am

    çok teşekkürler

  155. bilinmese daha iyi Aralık 3, 2009 @ 5:26 am

    ellerinize saglık kısa ve öz olmuş

  156. emre Aralık 3, 2009 @ 6:45 am

    çok güzel bir sey türkçekonuşmak ben hüseyin emre evli 7/E sınıfına selamlar esenyurttan mahir gürlek okuluna

  157. korsan Aralık 3, 2009 @ 12:21 pm

    çok guzel olmuş teşekkürler ßß :)

  158. korsan Aralık 3, 2009 @ 12:23 pm

    çoqqqqqq işime yaradı tekrar teşekkür ederim :)

  159. duygu Aralık 4, 2009 @ 6:10 am

    gerçekten hem kısa hemde özlü cooook süper

  160. güven Aralık 6, 2009 @ 8:32 am

    lazımdı sağolunnnnnn herkes buraya

  161. bidi!! Aralık 7, 2009 @ 9:17 am

    çok güzel tam aradığım gibi ama şuna dikkat çekmek istiyorum bu konu Türk diline atatitürkün vverdiğği önem (TÜRK DİLİNE) ama yorumlardaki saatlerin yanında am veya pm yazıyo???

  162. selen Aralık 13, 2009 @ 2:01 am

    Ben Selen 3 gidiyorum beyendim ama şekerim benim tarzm değil ama
    yine de beğendim ben bunu şunun için araştırdım Öğretmen bizden Türk dilinin
    önemini araştırmamızı istedi yine de
    tsk ederim bu yazıyı yazana

  163. öznur Aralık 13, 2009 @ 2:15 am

    bu bilgiler çok güzel tşk ederim :) sağolun

  164. meltem Aralık 13, 2009 @ 11:07 am

    ben bu siteyi çoook ama çoooooook gozel buldum
    ödevimi bu site sayesinde bitirdimmm hazırlayanlara tşk lerrrr

  165. büşra Aralık 14, 2009 @ 4:51 am

    süper bişi olmuş yahuuuuuuuu:)))))

  166. büşra Aralık 14, 2009 @ 4:52 am

    ama çok fazla açıklayıcı değil biraz daha açıklayıcı olursa sevinirim

  167. ESR@ Aralık 14, 2009 @ 8:37 am

    BEN ACIKCASI SEVDİM HEM PROJE ÖDEVİM ODU BAYABİ İYİ GELDİ AMA GERÇEKTEN BEN BU SİTEYİ SEVDİM ZATEN SINIFTADA 1.YİM HAHAHAHA HIM BYBY

  168. ASD Aralık 19, 2009 @ 1:32 pm

    Güzelmis

  169. KÜBRA Aralık 22, 2009 @ 7:10 am

    BENCE GÜZEL OLMUŞŞŞŞŞŞ

  170. elif Aralık 22, 2009 @ 9:01 am

    ya kısaca süper işallah öğretmen beğenir

  171. gürkan Aralık 22, 2009 @ 11:48 am

    süper 95 aldım sağol

  172. büşraaa Aralık 25, 2009 @ 8:28 am

    keşke anıda yazsaydınız

  173. azra Ocak 4, 2010 @ 11:12 am

    bence çook saçma bilgiler hepside uyduruktan şeyler kafadan sallayıp sallayıp yazmışlar hıhh :(((((

  174. sanane Şubat 8, 2010 @ 9:55 am

    ya burda bilgi yok mu ya burda herkes deli yok biri diyo ben sana aşığım sanada ama evlenmmicem herkes manyak herkes delirmiş burda

  175. esra Şubat 11, 2010 @ 6:28 am

    cok tesekkurler :))

  176. nihal Şubat 14, 2010 @ 5:42 am

    gerçekten çok teşekkür ederim
    çünkü odevime süper yardımcı oldu

    teşekkürlerrr

  177. pelin Şubat 17, 2010 @ 11:31 am

    süper yapımda emeği geçen herkese teşekkürler :D:D:D

  178. fanatikogirl cimbom Şubat 24, 2010 @ 9:59 am

    sağolun ya beni büyük dertten kurtardınız.bu yazı olmasa bizim teacherin çenesinden kimse kurtaramazdı.

  179. ceyda Şubat 26, 2010 @ 10:14 am

    bence fazla güzel olmamış ama yinede saqolun bu arada burada atatürkle ilgili şeler var sewqililerinizi çok sevdiqinizi söyliycekseniz bunla alaqalı bi siteye girin

  180. bernanur Şubat 28, 2010 @ 3:36 am

    çok güzelll böyendim

  181. batuhan Mart 10, 2010 @ 10:40 am

    vallaha çok sağolun ödevime çok yardımcı oldu. Allah bu siteyi hazırlayandan razı olsun. ÇOOK TEŞEKKÜR EDERİM.

  182. OSMAN Mart 11, 2010 @ 10:47 am

    İLYAS olm makalemi yazıon nebu ama ayrıca süper olmş

  183. ~DiLaN~ Nisan 2, 2010 @ 3:51 am

    ya phen anı istiyorumm…burada ki bilgi de çok güzel ama birazda anı koysanız.. süpper olacak

  184. GANİME Mayıs 16, 2010 @ 4:42 am

    gerçekten çok güzel

  185. kasis Mayıs 17, 2010 @ 4:05 am

    ii olmuş aga

Atatürk’ün Türk Diline Verdiği Önem

Tarihsel Kavramlar, Tarihsel Olaylar

Dil bir milletin iletişimini sağlayan fakat sadece bunula kalmayıp geçmişten gelen birikimleri de geleceğe aktaran kültürden ve tarihten ayrılmaz bir parça ve unsur durumundadır.

Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk dilini ne kadar önemsediği tartışılmaz ve de tüm yurttaşlar tarafından bilinir. Atatürk’ün Türk diline duyduğu sevgiyi ve verdiği önemi anlayabilmek için sarf ettiği şu sözlere bakabiliriz: “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk Dili dünyada en güzel, en zengin ve kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk Dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde ahlakını, göreneklerini, anılarını, çıkarlarını kısacası; bugün kendisini millet yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk Dili, Türk ulusunun yüreğidir, beynidir.”

Aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dili ile ilgili söylediği muhteşem bir sürü sözü vardır, bunlar araştırıldığında çok rahat görülecektir. Diğer bir yandan baktığımızda Mustafa Kemal’in yaptığı Harf Devrimi Türkçe için büyük bir devrimdir, çünkü bu sayede yazı dili Arapça yazı dilinden kurtularak özgünlük kazanmıştır. Bu Harf Devrimi incelendiğinde, bu devrimden sonra yabancı dilden dilimize geçen sözcüklerde azalma olduğu görülecektir. Ancak bu günümüzde tamamen Türkçe kelimeler kullanıyoruz anlamına gelmemelidir.

Türk Dİl Kurumu, Mustafa Kemal’in isteği ile Türk dilinin bilim alanında araştırılıp özgünleştirilmesi ve milli bir dil haline daha hızlı bürünebilmesi için kurulmuştur. Yine TDK’nin kurulması Türkçe’ye büyük katkı sağlamıştır. Türk dili ile ilgili yapılan büyük çalışmalar (Divanü Lügati’t-Türk, Kutadgu Bilig incelemeleri vb.) O’nun döneminde başlamıştır.

Atatürk vasiyetnamesine tüm mal varlığının Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bıraklımasını vasiyet etmiştir. Bu da dil ve tarih unsurlarına Mustafa Kemal’in ne kadar önem verdiğinin diğer açık bir göstergesidir.

Etiketler: , , , ,

Belki bunlar da ilginizi çeker

Canberk @ Ekim 7, 2008

Durma sende yorumunu yaz.

XHTML: Kullanabileceğiniz kodlar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>